15 Temmuz’un Arka Planı: Marmaris

Birileri 15 Temmuz’la ilgili tuhaflıkların irdelenmesinden son derece rahatsız oluyorlar. Tüm açıklama ve yorumlama hakkını tekellerinde tutmak istiyorlar. Sorgulamada ileri gidenleri tehditle, itibar kıyımıyla, kolluk ve yargı erkiyle yıldırmaya çalışıyorlar. Toplumumuzun ‘bilmeyen, bilmediğini de bilmeyen, ancak bildiğini zanneden’ bireylerden oluşan bir ‘kalabalık’ haline dönüşmesi için ellerinden geleni yapıyorlar. Buna rağmen, Cumhuriyet tarihimizdeki darbelerin hiçbirine benzemeyen 15 Temmuz’daki olayların aslında göründüğü gibi olmadığı ve arka plandaki gerçeklerin gizlenmeye çalışıldığı yönündeki kanılar yurtiçinde ve yurtdışında giderek yaygınlaşıyor.

15 Temmuz’da, girişim başlar başlamaz Erdoğan’ın ve ekibinin aldığı önlemler, olayların nerede, ne zaman ve hangi boyutta yaşanacağına kadar detayları sanki girişimi planlayanlar kendileriymiş gibi önceden bildiklerini ortaya koyuyor. Komuta Kademesi içinde olmadığı sürece, 15 Temmuz’da yaşananları, TSK’nın yapısı gereği, darbe veya darbe girişimi olarak nitelemek mantığa sığmıyor. Olayların, basit ve kasıtlı bir indirgemeyle, Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bir grubun ülkeyi ve yönetimi ele geçirme çabası olarak lanse edilmesi de yaşanan gerçeklerle örtüşmüyor. Yaşananların, Erdoğan ve ekibi tarafından kasıtlı olarak tırmandırılan olayların yanı sıra, şu veya bu şekilde tuzağın içine çekilmiş askerlerin yarı yolda bırakılmalarından ve ortaya çıkan garabeti kendi gayretleriyle çözme çabalarından kaynaklandığı anlaşılıyor.

O gün ülkece yaşadığımız kaosun başlangıç, gelişim ve sonuçlanma biçimi Erdoğan’ın planının, bazı istisnalar hariç, büyük oranda başarıya ulaştığını gösteriyor. İstisnaların başında Erdoğan’ın planladığından çok daha az sayıda insanın ölmesi geliyor. Silahlı Kuvvetlerin tüm sorumluluğunu üzerine alan en üst sevideki bazı komutanların, o gece her türlü hukuksuzluğu çıkarları uğruna göze aldıkları, hatta bilerek hukuk dışına çıktıkları ve kendi silah arkadaşlarına tuzak kurmayı kabul ettikleri anlaşılıyor. Türk Silahlı Kuvvetlerinde hukuksuz ve ölçüsüz bir kıyımın, keyfince bir dönüşümün, daha da önemlisi, ülkede yıllar sürebilecek bir dikta rejiminin bu kişiler tarafından Erdoğan’a hediye edildiği anlaşılıyor. Erdoğan’ın 15 Temmuz için kullandığı “Allah’ın lütfu” tanımlamasından kastı da bu olsa gerek.

Raporun Marmaris bolumu:

15 Temmuzun arka planı – 1 Marmaris

Dropbox Link

https://www.dropbox.com/s/v8zp8zswdvzam6y/15%20Temmuzun%20arka%20plan%C4%B1%20-%201%20Marmaris%20-%20Copy.pdf?dl=0