Darbe Öncesi Ortam

15 Temmuz 2016 Öncesi Türkiye’de Siyasi ve Sosyal Ortam

15 Temmuzda yaşananlar ile ERDOĞAN’ın böyle bir olaya ihtiyaç duyması arasında doğrudan ve açık bir ilişki var. 15 Temmuz 2016 olayları öncesinde Türkiye’de siyasi, sosyal ve ekonomik koşullar oldukça kötüleşmişti. ERDOĞAN kendisine ve yakın çevresine yöneltilen yolsuzluk suçlamalarını bastırmanın, iç ve dış kamuoyunda kendisi hakkında oluşan olumsuz izlenimi değiştirmenin yollarını arıyordu. 15 Temmuz ERDOĞAN’a bu aradığını fazlasıyla verdi. Yaşanan kanlı olayları televizyonlarda yaptığı ilk açıklamada “Allah’ın büyük lütfu[1] olarak tanımlayan ERDOĞAN, bu “lütuf”tan faydalanarak iç ve dış kamuoyunda kendisi hakkında oluşan olumsuz izlenimi değiştirmek ve ülkeyi bir diktatörlük rejimine sürüklemek için yoğun bir çabaya girişti. Aralık 2013’teki yolsuzluk suçlamalarını 15 Temmuzla özdeşleştirerek kendisine karşı yapılan başka bir darbe olarak niteledi. Kendisinin ve yakın çevresinin yasal dokunulmazlığını sağlama aldı. Dış kamuoyunda kendisi hakkında oluşan olumsuz izlenimi silmek için “15 Temmuz mağduriyetini” sonuna kadar istismar etti. Ulusumuzun tarihindeki en büyük tasfiyeyi gerçekleştirerek önündeki engelleri ortadan kaldırdı. Öteden bu yana ülkede yapmayı planladığı antidemokratik ve Atatürk devrimlerine zıt değişikliklere engel olabileceğini düşündüğü TSK’yı devre dışı bırakarak kendisine tam biat ettirdi. Aksak tarafları olsa da demokratik rejimimizi bir diktatörlük haline getirme planını adım adım hayata geçirdi.

 

Politik ve Ekonomik Durum

Temmuz 2016’nın çok öncesinden itibaren, gün geçtikçe demokrasiden, hukuktan, özgürlüklerden ve temel haklara saygıdan uzaklaşan ülkemizin dış politikası da pek iç açıcı değildi. Yanlış Suriye politikası bir taraftan bölgede akan kanın daha da artmasına neden olurken, diğer taraftan komşu ülkeler ve bölgede etkin olan Rusya ve ABD gibi ülkeler ile ilişkilerin olumsuz etkilenmesine sebep oldu. Türkiye – AB ilişkilerinde Hükümet’in demokratik olmayan uygulamaları ve mülteci krizi nedeniyle sorunlar yaşandı.

Güvenlik endişeleri ve artan terörist saldırılar ekonominin lokomotiflerinden olan Turizm sektöründe büyük sıkıntıya yol açtı. Türkiye’nin Suriye ile sınırını ihlal eden bir Rus uçağını düşürmesinden sonra Rusya Devlet Başkanı Vladimir PUTIN’in başlattığı ekonomik yaptırımlar[2], önemli ekonomik kayıplara neden oldu. 17-25 Aralık 2013’te yaşanan yolsuzluk olaylarından sonra giderek artan oranda devam eden iç siyasi kargaşa ve belirsizlik, birçok uluslararası yatırımcının ülkeyi terk etmesine neden oldu.

ERDOĞAN’a Yöneltilen Suçlamalar

ERDOĞAN’ın, BM kararı ile İran’a[3] karşı uygulanan mali yaptırımları ihlal ettiği, DAEŞ/İŞİD petrolünü[4] [5] satın alarak DAEŞ’i[6] ve Al Nusra’yı (El Kaide’nin Suriye şubesi) [7] [8] [9] silahlandırdığı, böylece kara para akladığı ve terörist örgütlerin Suriye’de lojistik ve insan gücü dolaşımını etkin bir şekilde engellemediği iddialarına muhatap oldu, ulusal ve uluslararası basında defalarca suçlandı[10].

Aralık 2013’te İran kökenli bir Türkiye vatandaşı olan Reza ZARRAB ile içlerinde bazı Bakan çocuklarının da bulunduğu bir grup şüpheli, büyük çaplı yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla İstanbul’da polis tarafından gözaltına alındı. Şüpheliler İran’a uygulanan uluslararası yaptırımları delmek maksadıyla Türk bankacılık sistemi üzerinden büyük miktarda kara para aklamakla suçlandı. ERDOĞAN “Petrole karşılık altın ve İran için kara para aklama” [11] suçlamalarını kendisine yönelik en büyük tehdit olarak algıladı. Soruşturma kapsamında ERDOĞAN’ın yakın aile fertleri ve bazı bakanlar da rüşvet almakla itham edildi. ERDOĞAN rüşvet/yolsuzluk iddialarına karşı mahkemede aklanmak yerine, davalarda görev yapan binlerce polis memurunu ve birçok hâkimi/savcıyı tasfiye ederek tutuklama yolunu seçti. 15 Temmuz 2016 sonrasında yaşanan tasfiyelerin, 2013 yılında ERDOĞAN’ın başlattığı geniş kapsamlı tasfiyenin daha yıkıcı bir devamı niteliğinde olduğu net olarak görülüyor.

Türkiye’de üstü kapatılan ZARRAB davası, ERDOĞAN’ın tüm çabalarına rağmen, Reza ZARRAB’ın 19 Mart 2016’da ABD’de tutuklanmasının ardından Amerika Birleşik Devletleri’nde yeniden açıldı. Reza ZARRAB ABD’de İran’a karşı uygulanan yaptırımları delmek, kara para aklamak[12] için komplo/rüşvet çarkı kurmak ve bu eylemlerinde bazı Türk bankalarını da kullanmakla suçlanıyor. Dava kapsamında son olarak Halkbank genel müdür yardımcısı Mehmet Hakan ATİLLA da ABD’de tutuklandı[13]. ATİLLA’nın davası Reza ZARRAB davası ile birleştirildi. Bazı eski Bakanlar ve birçok Türk bürokrat yurtdışına çıktıklarında ATİLLA ile benzer şekilde tutuklanma ihtimaliyle karşı karşıya kalacaklar. ZARRAB davası, ERDOĞAN’ın başını daha uzun süre ağrıtacak gibi görünüyor.

ERDOĞAN’ın başını ağrıtan konulardan biri de, Cumhurbaşkanı seçilebilmenin ön koşullarından birisi olan üniversite diplomasının olmadığı iddiası ve tartışmaları. ERDOĞAN mevcut olmadığı iddia edilen diplomasının kopyalarını yandaş medya üzerinden paylaşarak kamuoyunu biraz olsun sakinleştirmeye çalışsa da, yapılan her diploma paylaşımı yeni tartışmaların başlamasına neden oldu. ERDOĞAN bu sefer de diplomada sahtecilik suçlamasıyla karşı karşıya kaldı. Türkiye Cumhuriyetine Cumhurbaşkanı olmuş birisinin üniversite mezunu olup olmadığı konusu halen net değil.

[1] http://www.dw.com/tr/erdo%C4%9Fan-Istanbulda-a%C3%A7%C4%B1klama-yapt%C4%B1/a-19403922

[2] https://www.theguardian.com/world/2015/nov/28/vladimir-putin-calls-for-greater-sanctions-against-turkey

[3] http://www.independent.co.uk/news/world/middle-east/turkey-corruption-gold-trader-s-arrest-in-miami-could-put-president-ERDOĞAN-in-the-spotlight-once-a6946901.html

[4] http://www.independent.co.uk/news/world/middle-east/wikileaks-turkey-isis-oil-minister-email-cache-leaks-claims-a7460736.html

[5] http://www.independent.co.uk/news/world/europe/russia-releases-proof-turkey-is-smuggling-isis-oil-over-its-border-a6757651.html

[6] https://southfront.org/wesley-clark-turkey-is-supporting-isis/

[7] https://www.theguardian.com/commentisfree/2015/dec/28/truth-president-ERDOĞAN-jailed-turkey-regime-state-security-crime

[8] http://www.al-monitor.com/pulse/originals/2015/01/turkey-syria-intelligence-service-shipping-weapons.html

[9] http://russia-insider.com/en/turkey-main-supplier-weapons-isis/ri13717

[10] http://www.cnn.com/2015/12/02/europe/syria-turkey-russia-warplane-tensions/

[11] http://www.nytimes.com/2013/12/26/world/europe/turkish-cabinet-members-resign.html

[12] http://www.wsj.com/articles/u-s-wants-to-keep-charged-turkish-iranian-businessman-reza-zarrab-in-custody-1464208901

[13] https://www.justice.gov/usao-sdny/pr/turkish-banker-arrested-conspiring-evade-us-sanctions-against-iran-and-other-offenses