Deniz Kuvvetlerinde Yaşananlar

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent BOSTANOĞLU, 15 Temmuz 2016 günü Deniz Lisesi mezuniyet töreni için İstanbul Heybeliada’da Donanma Komutanı Oramiral Veysel KÖSELE ile buluştu. İki Komutan baş başa uzun süren, özel bir görüşme yaptılar.

KÖSELE, olaylar başladıktan sonra TCG Yavuz firkateyninde alıkondu. BOSTANOĞLU, alıkonduğunu iddia eden KÖSELE’ye, tuhaf bir şekilde, cep telefonu ile defalarca görüştü.

Bazı amiraller ve subaylar o gece Deniz Kuvvetleri karargâhındaydılar. Bu kişiler ifadelerinde karargâhın olası bir terör saldırısına karşı savunulması için gerekli tedbirleri almak üzere orada bulunduklarını ve aynı sebeple gemilere limanlardan ayrılma emri verildiğini belirttiler. Deniz Kuvvetleri gemileri, doktrinlerinde belirtilen usullere uygun olarak, terör tehditleri algılandığında limanlarından ayrılmak zorundalar.

BOSTANOĞLU ise ifadesinde, o gece Kurmay Başkanlığına vekâlet eden Deniz Kuvvetleri Personel Başkanı Tuğamiral Macit ARSLAN tarafından 22.43’te arandığını ve karargâhtaki şüpheli faaliyetler konusunda bilgilendirildiğini belirtti. O gece karargâha gitmeyen ve oradaki amiraller ile görüşmeyen ARSLAN, karargâhta görevli Yarbay Aşkın ÖĞE ile birlikte bir arkadaşının evinde saklandı.

BOSTANOĞLU, o gece irtibata geçtiği kişiler konusunda, sanki hangi amiralin hangi tarafta olduğunu önceden biliyormuşçasına,  seçici davrandı. Karargâhta bulunan amiralleri arayıp konu ile ilgili bilgi alması, eylemleri sonlandırmaları konusunda onlara emirler vermesi gerekirken, bunları yapmadı. BOSTANOĞLU, limanları terk eden gemilerin geri dönmesi için Sahil Güvenlik Komutanı Tuğamiral Hakan ÜSTEM’i de aramadı. Onun yerine, gemiler üzerinde herhangi bir yetkisi bulunmayan, Deniz Eğitim Merkezi komutanı Tuğamiral Özdem KOÇER ile görüştü. BOSTANOĞLU gece boyunca tuhaf bir şekilde Ankara’dan sadece ARSLAN ve ÖĞE ile iletişimini sürdürdü.

BOSTANOĞLU’nun Deniz Kuvvetlerindeki amiraller yerine doğrudan görüşmeyi uygun gördüğü Yarbay Aşkın ÖĞE ifadesinde, kalkışmanın ordudaki cemaat mensupları tarafından gerçekleştirildiğini hemen anladığını belirtti. yakın arkadaşı İzmit/Karamürsel’in AKP’li Belediye Başkanı İsmail YILDIRIM’ı ÖĞE; 23.38, 23.46, 00.39, 02.38 ve 03.37’de arayarak kalkışma hakkında bilgilendirdiğini ifade etti. Ayrıca İsmail YILDIRIM’dan, ERDOĞAN’a ulaşmasını, onu TV’lere çıkarak insanları sokağa davet etmesi ve bu sayede darbenin başarısız olacağı konusunda ikna etmesini istedi.

Olaylardan sonra BOSTANOĞLU ve Tuğamiral ARSLAN, Yarbay Aşkın ÖĞE’nin herhangi bir delil göstermeksizin yaptığı suçlamalara dayanarak, pek çok amiralin ve subayın ihraç edilerek tutuklanmasını sağladılar.

15 Temmuzda yaşanan olaylarda, hiçbir deniz subayı tek bir mermi atmadı, hiçbir Deniz Harp Okulu ve Deniz Lisesi öğrencisi olaylarda yer almadı. Buna rağmen, onlarca amiral ve yüzlerce deniz subayı tutuklandı ve yüzlerce askeri öğrenci okullardan atıldı. İhraç ve tutuklamalarda bariz ayrımcılık yapıldı. Örneğin limandan ayrılan gemideki bazı subaylar tutuklanırken, aynı gemide görev yapan bazıları tutuklanmadı ve görevlerine devam ettirildi.

Tümamiral Sinan Azmi TOSUN gibi tatilde olan bazı amiraller üstlerini arayarak olaylara herhangi bir şekilde dâhil olmadıklarını belirtmelerine rağmen, darbeciler tarafından yayınlandığı iddia edilen atama listesinde kendisine görev verildiği için tutuklandı. Aynı listede kendisine görev verilen onlarca general ve subaya ayrımcılık yapıldı, görevlerine devam ettirildiler.