Erdoğan’ın Paramiliter Güçleri ve Sivil Kayıplar

15 Temmuz 2016 olaylarının acı bilançosu 170 sivilin ve 100’e yakın güvenlik görevlisinin hayatını kaybetmesi ve 1300 kişiden fazla kişinin yaralanması oldu. [1] Ölümlerin büyük bir çoğunluğu Ankara’da ve İstanbul’da gerçekleşti.

Çatışmaların ve yaşandığı ortamlarda kimin kime ateş ettiği ve öldürdüğü ile ilgili birçok soru işareti var. ERDOĞAN ve medyası, sivil vatandaşların hayatını kaybetmesini olabildiğince istismar etti.

Olayları önceden bildiklerinde şüphe bulunmayan ERDOĞAN, YILDIRIM, FİDAN, ALA, kaos başlamadan önleyici ve caydırıcı önlemler almak yerine, askerlerin eyleme geçmelerini beklediler. Hükümetin halkın kaosa müdahil olmasına göz yumması ve ERDOĞAN’ın halkı darbecilere karşı direnmeleri konusunda sokağa davet etmesi olaylarda akan kanı çok artırdı.

 

TSK 15 Temmuzdan sonra yaptığı resmi açıklamada ordunun sadece %1,5’inin olaylara katıldığını açıkladı. TSK açıklamasına göre kullanılan teçhizat miktarı da çok az sayıdaydı. TSK’nın mevcudu; 247,000’i rütbeli personel, 271,000’i işçi, sivil memur, er ve erbaş olmak üzere yaklaşık 570,000’di[2].

Yaklaşık 300 savaş uçağı, 2,500 tankı ve 170 askeri gemisi olan Ordunun çok az sayıdaki uçağı, tankı ve gemisi olaylara müdahil oldu.

Olaylara karışan askerlerin sayılarının son derece kısıtlı olduğu göz önüne alındığında olayları bastırmak için sivillerin kullanılmasına gerek olmadığı net olarak görülür. Bu kadar az sayıda askerin müdahil olduğu ve çok az sayıda silah ve teçhizatın kullanıldığı olayları bastırmak ve durdurmak için, yaklaşık 273,000 mevcutlu polis teşkilatı, 276,000 mevcutlu Jandarma teşkilatı ve olaylara karışmamış yüz binlerce askeri personel fazlası ile yeterliyken, darbeyi durdurmak bahanesiyle sivil halk kasıtlı olarak askerlerle karşı karşıya getirildi.

Halkın sokağa çıkarılmasındaki asıl maksat can kayıplarının artması ve bunun, olaylar esnasında ve sonrasında olabildiğince ajite edilmesiydi. ERDOĞAN 15 Temmuzda verilen sivil kayıplarını, daha sonra merhametsizce uygulamaya geçirdiği eşi benzeri görülmemiş olağanüstü tedbirleri ve baskıları meşrulaştırmak için kullandı. ERDOĞAN’ın havuz medyası tarafından kullanılan “Demokrasiye yaşamlarını hiçe sayarak sahip çıkan halk!” söylemi, (Youtube’da yapılacak basit bir arama ile örnekleri görülebilecek) sivil halkın ezilme ve vurulma manzaraları, askerlerin linç edilme görüntüleri, 15 Temmuz sonrasında Anayasa’yı ve yasaları çiğneyerek hayata geçirilen antidemokratik koşulları ve illegal tedbirleri meşru göstermek ve halkın desteğini almak için kullanıldı.

Akıncı ve Genelkurmay’daki askerler çatışma sonucu veya halkın karşı koyması sonucu değil kendi kararları sonucu olayları durdurdular. Akıncı Üssünün, Akıncı’daki olaylar bizzat buradaki askerler tarafından tamamen durdurulduktan ve Orgeneral AKAR Başbakan’ın yanına gitmek üzere ayrıldıktan yaklaşık üç saat sonra bombalanması, olayların bastırılması için alınan bir önlem değil, halkın algısını yönlendirmek için yapılmış göstermelik bir hareketti.

Sokaklara çıkan kalabalık halk kitleleri bazı yerlerde polislere kalkan olarak kullanıldı. Ölümlerin bazıları, sivil halk tankların ve askeri zırhlı araçların ilerlemesini önlemeye çalışırken veya askerlerle siviller arasında çıkan arbede esnasında yaşandı. Ancak kayıpların büyük çoğunluğu; askerler tarafından yapılan atışlardan değil, farklı açılardan yapılan ve kim tarafından kullanıldığı halen belli olmayan silahlar yüzünden oldu.

Çeşitli medya kuruluşları 15 Temmuz günü Ankara ve İstanbul’da sivillerin polis tarafından silahlandırıldığına yönelik haberler yaptılar[3] [4] [5]. ERDOĞAN’ın paramiliter güçleri olan ve Suriye’deki muhalif güçlere üstü örtülü eğitim veren SADAT’ın, ASDER’in, gençleri radikalize eden Osmanlı Ocaklarının, Suriye’ye savaşçı gönderen İBDA-C’nin[6] ve insani bir yardım kuruluşu görünümü altında örtülü operasyonlar düzenleyen İHH’nın adamları olaylara silahlarıyla müdahil oldular.

ERDOĞAN’a hizmet eden, uluslararası güvenlik ve danışmanlığı hizmeti sunduğunu iddia eden SADAT[7], ERDOĞAN’ın başka bir paramiliter gücü olan “Osmanlı Ocakları” ile ilişkili. SADAT, EL-Kaide, İŞİD ve El-Nusra gibi uluslararası alanda terörist ilan edilmiş gruplarla bağlantılı olmakla suçlanıyor[8] [9]. SADAT, 15 Temmuzda görev alan örgütlerden, İBDA-C ve İHH ile de irtibatlı.

 

15 Temmuz günü sahada olan silahlı sivillerin diğer bir kısmı AKP’den bazı kişilerle irtibatlı mafya örgütlerinin adamlarıydı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih GÖKÇEK’in oğlu Osman GÖKÇEK’in, Ankara’daki mafya örgütleri ile yakın işbirliği içinde olduğuna yönelik suçlamalar var[10].

 

 

SADAT, ASDER, İHH, İBDA-C, Osmanlı Ocakları ve AKP tarafından desteklenen mafya örgütlerinin sokak çatışmalarında aktif olarak yer aldıklarını gösteren birçok resim ve görüntü[11] mevcut. Bu gruplardan özellikle SADAT’ın ve bazılarının sivilleri hedef alarak öldürdüklerine dair ciddi iddialar var[12] [13] [14]. Ancak bu iddiaların hiçbiri araştırılmadı, aksine olayların üzeri örtüldü.

 

15 Temmuzda yaşanan sivil kayıpların çoğunun, olayları daha da kaotik hale getirmek için SADAT ve işbirliği yaptığı örgütlerin açtığı ateş sonucu gerçekleştiğine ciddi şüpheler var. Örneğin olaylarda oğlunu kaybeden acılı bir anne bir TV programında oğlunun ERDOĞAN’ın Atatürk Havalimanı iniş yapmasından dakikalar önce havaalanında siyah bir transit içindeki keskin nişancılar tarafından öldürüldüğünü ifade etti[15]. Boğaz Köprüsündeki olaylara şahit olan başka bir kişi bir TV programında, Boğaz Köprüsünde yaşanan olaylar esnasında sivil vatandaşlara, askerlerin olduğu yönden değil aksi yöndeki tepede bulunan iki polis tarafından ateş edildiğini ifade etti[16]. Bu olaylar araştırılmadı, aksine üzerleri örtüldü.

 

15 Temmuzdan sonra, olaylar esnasında Boğaziçi Köprüsünün ayaklarından birinin tepesine konuşlanmış keskin nişancının ertesi sabaha kadar birçok sivili hedef alarak öldürdüğüne yönelik çok sayıda haber yapıldı[17]. 15 Temmuzda yaşanan her olayı sonuna kadar ajite eden, olaylara karışanların isimleri üzerinden günlerce haber yapan ERDOĞAN medyası bu keskin nişancının kimliğini açıklamadı. Diğer medya kuruluşlarında da keskin nişancının kimliğine yönelik bir haber yer almadı.

 

Emekli Havacı Albay Mustafa HACIMUSTAFAOĞULLARI ordu ile ilişiği kesildikten sonra SADAT’ın ve Adaleti Savunanlar Derneğinin (ASDER) kurucuları arasında yer aldı. HACIMUSTAFAOĞULLARI katıldığı bir TV programında[18] 15 Temmuz olaylarını önceden bildiğini gösteren ifadelerde bulundu. Programda önceden hazırladıkları “ASDER’in Darbeye Karşı Savunma Planını” 15 Temmuz akşamı devreye soktuklarını söyledi. Programa katılan diğer ASDER üyeleri de 15 Temmuz gecesi tankları askeri yöntemlerle engellediklerini anlattılar. HACIMUSTAFAOĞULLARI’nın İstanbul’da kışladan çıkan tankların personeli ile konuşmalarındaki ifadeleri de oldukça dikkat çekiciydi. 15 Temmuz gecesi 23.15 sularında askeri personele hitaben “Açın yolları, çekin tankları, bu tanklar kışlaya gidecek, size bu emri veren adam Ankara’da öldürüldü” diyerek, yaklaşık üç saat sonra vurulacak Tuğgeneral Semih TERZİ’nin, saatler önce öldürüldüğünü söyledi. Bu konuşma AKSAKALLI, SADAT, ASDER ve TSK içindeki adamlarının önceden koordine kurduklarını, 15 Temmuz olaylarını birlikte kurguladıklarını ve birlikte hareket ettiklerini gösteriyor.

Aynı programda HACIMUSTAFAOĞULLARI’nın oğlu Ömer Sefa HACIMUSTAFAOĞULLARI 15 Temmuzun en önemli faydasının sonradan 60,000 kişinin çok kolay açığa alınması olduğunu, 15 Temmuz olmasaydı bunun yapılamayacağını ifade etti. HACIMUSTAFAOĞULLARI, TSK içinde birlikte hareket ettikleri kişilerin olduğunu, ancak görevde oldukları için darbeye karşı çıkmak için yaptıklarını anlatamadıklarını söyledi.

SADAT’ın ve ASDER’in kurucularından, Emekli Doktor Albay, ASDER Genel Başkanı Nevzat TARHAN bir TV programında[19] 15 Temmuzda ASDER’in sahada olduğunu ifade etti. TARHAN, 1000’in üzerinde subay ve astsubayın tankların paletini takozladıklarını, periskoplarının üzerine çıkıp körelttiklerini, mazot hortumlarını kestiklerini ifade ederek, SADAT ve ASDER’in olaylara müdahil olduğunu bildirdi. TARHAN, TSK içindeki kaynaklarından, 15 Temmuzdan sonra ihraç edilenlerin yerine, onlar gibi askerlerin getirildiğini,  bünyenin temizlenmesinin kolay olmayacağını söyledi. TARHAN konuşmasında Tuğgeneral TERZİ’den de bahsetti.

TARHAN’nın ve HACIMUSTAFAOĞULLARI’nın ifadeleri, SADAT ve ASDER’in 15 Temmuz olaylarını önceden bildiklerini, Tuğgeneral TERZİ’nin başına geleceklerin farkında olduklarını, SADAT ve ASDER’in olaylara müdahil olduklarını, TSK içindeki AKSAKALLI gibi kişilerle önceden koordineli olduklarını ve olaylar esnasında bu koordineyi devam ettirdiklerini gösteriyor.

Boğaz Köprüsü başta olmak üzere, birçok yerde çok sayıda asker, silah bırakarak teslim olmalarına rağmen saldırıya uğrayarak linç edilerek veya vurularak katledildiler. İşlenilen cinayetler hakkında da henüz herhangi bir soruşturma açılmadı ve olayların üzeri örtüldü

[1] http://www.cnnturk.com/turkiye/15-temmuz-darbe-girisiminin-bilancosu

[2] http://www.emekliasubaylar.org/haberler/item/1475-turk-silahli-kuvvetleri-personel-mevcutlari

[3] https://www.habersert.com/gundem/eli-silahli-bir-sivil-fethullahci-ve-laikci-kopekler–1276.html

[4] https://www.evrensel.net/haber/291606/siviller-silahlandirildi-mi

[5] http://www.haberdar.com/siyaset/fatih-tezcan-vatan-emniyeti-silahli-ihh-cilar-kurtardi-h49789.html

[6] http://direnisteyiz5.org/akpnin-demokrasi-savascilari-ibda-cli-cihatcilarmis/

[7] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/585597/SADAT_Saray_da.html

[8] http://www.abcgazetesi.com/sadat-isidlileri-mi-egitti-28187h.htm

[9] http://www.hurriyetdailynews.com/turkish-police-detain-25-at-ihh-office-in-anti-al-qaeda-raid.aspx?pageID=238&nID=61000&NewsCatID=341

[10] http://www.internethaber.com/osman-gokceke-cete-sozu-338530h.htm

[11] https://www.youtube.com/watch?v=lgbBTWPaQts

[12] http://romanyahaber.com/2016/11/02/darbeyi-bilen-adam-15-temmuzda-sivillerin-cogunu-saraya-bagli-sadat-milisleri-oldurdu/

[13] http://15temmuzhareketi.org/2016/08/12/o-gece-sivil-kiyafetliler-olum-sacti/

[14] http://haber.sol.org.tr/toplum/iste-akpnin-silahli-sivilleri-170610

[15] https://www.youtube.com/watch?v=WaBTZnyurJ8 (Videodaki ifade zamanı: 16:13)

[16] https://www.youtube.com/watch?v=FiOJoaR-l4Y (Videodaki ifade zamanı: 6:50)

[17] http://www.hurriyet.com.tr/koprude-keskin-nisanci-varmis-40156647

[18] https://www.youtube.com/watch?v=BN9XO2pVbKE

[19] https://www.youtube.com/watch?v=QoQ7fvLiGKo